Gerçekten İletişebiliyor muyuz?

İletişim kurmak karşımızdaki insanı gerçek anlamda dinlemekle, dinlerken o insanla göz kontağı kurmakla gerçekleşiyor. Gerçek anlamda dinlemekle duymak arasındaki sınırı aşmayı konuştuğumuz, iletişim halinde olduğumuz insanı anlamak için uğraştığımız anda başarabiliyoruz. Söz konusu kendi düşüncelerimiz, duygularımız ve egolarımız ise diğerlerinin düşünceleri önemli değilken, bizim çıkarlarımızı gözeten her konuya kendimizi açabiliyoruz.

Günümüzde iletişim kurmak bu nedenle tek taraflı bir hal almış durumda. Bu konuda asıl önemli nokta, aslında iletişim kurmak dediğimiz olay, gerçek anlamda işin ben kısmından sıyrılmakla başlıyor. Karşı tarafın ne dediğini gerçekten anlamaya çalışmakla, günümüzün en büyük problemi iletişimsizliği ortadan kaldırmak aslında mümkün.

İnsanları dinlemeden yargılamak, ne dediklerine kulak verirmiş gibi yapıp, yaşamın özünden ayrılmak değer yargılarının değişmesinin başlangıç noktası olarak kabul görür oldu artık. Biz birbirimizi ‘can kulağı’ denilen farkındalık noktasında dinlemeyerek, insani değerlerimizden de yavaş yavaş ne yazık ki uzaklaşmaya başlıyoruz. Evet eskilerin deyimiyle can kulağı ile dinlemek, aslında ne kadar özel bir deyim, ne kadar özel bir kavram ve aslında farkındalık.

Bu anlamda eski zamanlarda yaşamış insanlar aslında hayatın ve insan olmanın tadına bizden daha üst seviyede vararak yaşamışlar. Böylelikle farklılıkları, kusurları, eksiklikleri, gerçek anlamda iletişim kurarak aşma yolunu tercih ederek, samimiyetin bilincine varmışlar. Biz görmek, duymak ve hissetmek istediğimizi bize vermediği sürece, o insanlarla iletişim kanallarımızı kapatma yolunu tercih ediyoruz. Bu da bizi daha sınırlı bakış açılarıyla yaşamak zorunda bırakan kısır bir döngüye doğru itmeye başlıyor. Ancak başkalarının da fikirlerinin değerli olduğu, doğru olabileceği, aslında negatif görünen konuşmaların, iyileştirme yönünde bize bir ışıltı sağlayabileceği düşüncesiyle hareket etmek bakış açımızı, ufkumuzu değiştirerek, yeni gelişim yolları açabilecek bir yöntem.

Herkes kendi dünya rüyasını yaşamaya çalışıyor artık. Günümüz bencillikle hayatın daha güzel geçeceği düşüncesini bize empoze eden bir sürü iletişim ağı ile örülü. Herkes herkesin ruhuna derinlikten çok uzak görüş açısıyla bakıyor son zamanlarda. Kimsenin duyguları kimseyi ilgilendirmiyor. Bunun sebebi kimseyi aslında şeffaf olarak dinlemek istemediğimizden kaynaklı. İşin kabuğunu kırıp özüne inmek burda saklı.

2 Yorumlar

Bir Cevap Yazın