Alman yazar Haverbeck yine soykırım reddi suçlamasıyla gündemde 3

Almanya’da 1994 yılından beri Yahudi soykırımının inkârı ya da küçümsenmesi 5 yıla kadar hapis ya da para cezasıyla cezalandırılıyor. Buna rağmen Nasyonal Sosyalizmi destekleyen Nazi sempatizanlarından ya da aşırı sağcılardan hâlâ bunu inkar edenler bulunmakta. Bunlardan biri de son dönemde medyaya da konu olan ve kendini ‘tarih revizyonisti’ olarak tanımlayan Ursula Haverbeck’dir. 88 yaşındaki Alman yazar Haverbeck, tarihin yeniden yazılması gerektiği eleştirisiyle, ‘’Auschwitz Toplama Kampı’ndaki gaz odalarının gerçek olmadığı’’ iddiasıyla mahkemelik oldu.

Haverbeck’in konuşmasını inceleyen Berlin Mahkemesi Volksverhetzung kanun hükmü çerçevesinde; ‘soykırımı reddetmek ve halkı kin ve düşmanlığa teşvik etmekten’ 6 ay hapis cezası verilmesini uygun gördü. Ursula Haverbeck, bu cümlelerin kendisine ait olmadığını, bir kitaptan alıntı yaptığını söylese de konuşma görüntülerini izleyen mahkeme bu savunmayı dikkate almadı.Karara itiraz ederek şimdilik bu cezadan kurtulan Haverbeck, geçen yıl da aynı suçlamalar sebebiyle 10 ay hapis cezası almış fakat henüz herhangi bir cezai yaptırım uygulanmamıştı.

Dünyanın en büyük soykırımı sayılan Holokost (Yahudi soykırımı), Adolf Hitler liderliğindeki Nazi Partisi tarafından yapılan ve bugün bile yeni açığa çıkan yayınlar ve belgesellerle tüyler ürpertici geçmişe sahip olan bir kitle katliamı.

Bu soykırım gerçeğinden kaçmak yerine sorgulayarak ve gerçeklerle yüzleşerek geçmiş nefretinin önüne geçilebileceğini fark eden Almanya, bu yüzleşmeye ilk kez 1961 yılında Nazi’lerin Yahudilere uygulanacak politikalar üzerinde önemli söz hakkı olan subay Adolf Eichmann’ın yargılanmasıyla resmen başladı. Dönemin Almanya başbakanı Willy Brandt, 7 Aralık 1970’de Varşova Yahudi Gettosu’ndaki kurbanlar için Berlin’de yapılan anıtın önünde Holokost’un 60. Yıldönümünde diz çöküp özür dilerken dünya artık bu ‘insanlık suçunun’ inkar edilemeyeceğine tanıklık ediyordu.

Almanya hükümeti 1980’li yıllarda eğitim müfredatını değiştirerek önemli bir adım attı. Buna rağmen Bazı Naziler ve Antisemitler (Yahudi karşıtlığı) habere konu olan örnekte olduğu gibi,  gaz odalarının hiç olmadığını ve yahut tifo gibi yayılan herhangi bir hastalıktan olabileceğini öne sürdüler. Bununla beraber, toplumda ayrıştırıcı dil kullanımı da oldukça hassasiyet gösterilen bir konu oldu. Geçmişte yapılan utançla yüzleşmekten kaçınmayan Alman Federal Meclisi, Ermeni Soykırımı tasarı metninde, Holokost’tan ‘20. Yüzyılın en büyük soykırımı olarak’ bahseder.

Bir Cevap Yazın